bozmak

bozmak, yıkmak II, 8

Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini. 2009.

Look at other dictionaries:

  • bozmak — i, ar 1) Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek Bu iki radyo istasyonu birbirini bozuyor. 2) Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak Bir insanın aklını bozabilmesi için evvelce bu aklın mevcut olması lazım gelir. A. Ş.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mürekkebi kurumadan bozmak — kararı, sözleşmeyi, anlaşmayı yazılmasından çok kısa süre sonra bozmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • makineyi bozmak — şaka motoru bozmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aralarını açmak (veya bozmak) — iki kişi arasındaki dostluğu, ilişkiyi bozmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akideyi bozmak — doğru bilinen bir inanış veya gidişten ayrılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büyü bozmak — yapılmış bir büyüyü etkisiz duruma getirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ezber bozmak — sahip olduğu önceki düşüncesini artık dile getirmez olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • motoru bozmak — bağırsakları bozulmak, ishal olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • abdest bozmak — idrar veya dışkı yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • anız bozmak — anızı altüst etmek için toprağı yüzden sürmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.